türk jazz

türk jazz

vokaller:


Arto Tunç Boyaciyan


Onno Tunç'un kardesidir. Amerika'da yasiyor. Küçük yaslarda müzige ilgi duydu. New York'ta Miles Davis, Jeff Baker, Al di Meola gibi müzisyenlerle çalisti. Sezen Aksu ile kaset çalismasi yapti.Bütün vurmaliçalgilari rahatlikla çalabilen Arto Tunç, “Ermeniligimden degil, insan oldugumdan dolayi gurur duyuyorum” diyor.” Sezen'in ‘Isik Dogu'dan Yükselir' albümünde de iki bestesiyle yer almis, digerlerine de katki da bulunmustu. (Onu Alma Beni Al ve Yenilige Dogru)Arto Tunç Boyaciyan, bir uçak kazasinda ölen agabeyi 'Onno' için söyledikleri sarkilari, Ara Dinkciyan ile birlikte hazirladigi 'Onno' albümü adiyla 1998 yili Haziran ayinda piyasaya sundu.


Aşkın Arsunan

Askin Arsunan müzigin içine dogan sansli müzisyenlerden. Sansli çünkü her bir odasindan farkli bir müzigin duyuldugu bir evde büyümüs. Trompet çalan baba Sait Arsunan ayni zamanda kontrbas, keman, akordeon ve piyano çalan bir multi enstürmanist. Halen Amerika'da piyano ögretmenligi yapan abla Ayla Jordan Ankara Devlet Konservatuari'nda ögrenci, agabey Neset Arsunan konservatuarin trombon bölümünde okuyor, dayilar ve amcalar müzisyen, ailenin Türk Müzigi kanadi ise anne Gülfem Arsunan.

Arsunan'in müzisyenlik macerasi radyonun karsisina geçip duydugu müzikleri mizikayla çalarak basladi. Ardindan hemen hemen kendisiyle ayni boyda olan bir enstrümana, akordeona geçti. Kisa bir süre sonra akordeondaki klavye pratigiyle piyanoya hiç zorlanmadan geçis yapan Arsunan ilkokuldan sonra Ankara Devlet Konservatuari'na girdi ama klasik müzigin disina çikmak isteyen tüm iyi müzisyenlerin basina geldigi gibi okuldan uzaklastirildi. Konservatuar egitimine Istanbul'da devam etti ama 15 yasinda profesyonel müzik hayatina baslamisti bile.

70'li yillarda Turhan Eteke Orkestrasi ile yurtdisina çikan Arsunan uzun yillar Isveç'te kaldi. Semus Müzik Akademisi'nde Carl Axel Hall ile yaptigi çalismalar müzikal vizyonunun gelismesine katkida bulundu, degisik gruplarla çalismaya basladi, evlendi ve çocuklari oldu.

80'li yillarda, basta Isveç olmak üzere Avrupa'nin çesitli ülkeleri ile Amerika'da müzisyen, aranjör ve besteci olarak çalisan Askin Arsunan'in ayni sahneyi paylastigi isimler arasinda; Isveç'in 'süperstar'i sayilabilecek olan Lil Babs, Janet Jackson ve vokal caza damgasini vurmus olan güçlü ses Patti Austin sayilabilir. Amerika'da belgesel film müzikleri de yapan Arsunan 1988'de Türkiye'ye döndü. 90'li yillarda ise Fatih Erkoç, Onno Tunç, Zuhal Olcay, Sertab Erener, Sezen Aksu ve Levent Yüksel gibi Türkiye'nin önde gelen isimleriyle çalisti, bu arada çesitli film ve reklam müziklerine imzasini atti, Türk sinemasinin son dönem önemli filmlerinden Balalayka'nin da müziklerini yapti.


Aycan Teztel


Sanat hayatina 1968 yilinda Dormen Tiyatrosu'nda Oliver Twist müzikalinde basrol oynayarak basladi. Tiyatro çalismalarinin yaninda Rana Erksan'dan piyano dersleri alarak müzisyenlige ilk adimini atti. 1970 yilinda Istanbul Belediye Konservatuvari'na girerek trombon çalmaya basladi ve burada dokuz yillik konservatuvar egitimini tamamladi. 1979 yilinda Hollanda'da Rotterdam Konservatuari'nin giris sinavlarini kazandi. Rotterdam Filarmoni Orkestrasi birinci tromboncusu Gerard Velthuijsen ile bes yil çalisti. Hollanda'da kaldigi yillarinda senfoni orkestralari, oda müzigi gruplari ve bir Big Band'de yer aldi. Rotterdam Trombone Ensemble'in 4 trombondan 12 trombona kadar ulasan kadrosu ile konserler verdi.

1983 yilinda Metropole Orkestrasi'nin sundugu workshop kapsaminda bu orkestrada Hollanda'nin seçilmis ögrencileri ve müzisyenleri ile birlikte çaldi. 1984 yilinda Rotterdam Konservatuvari'ndan Uitvoerend Musicus - Trombone derecesi ile mezun oldu.

1985 yilinda Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuvari'nda verdigi resitalden sonra, burada sanatçi ögretim elemani olarak çalismaya basladi. Kurdugu Istanbul Trombon Toplulugu ile konserler verdi.

Trompet sanatçisi Gökmen A. Noyan ile birlikte, piyanist Meral Beseli esliginde televizyon dinletileri ve resitaller verdi.

1989 yilinda A.B.D.' de Boston Üniversitesi School of Fine Arts'in Master programini "Director's Award" ödülü ile kazandi. Burada Boston Senfoni Orkestrasi ve Boston Pop Orkestrasi üyesi Norman Bolter ile çalisti. Egitimi sirasinda Empire Brass Quintet üyeleri Rolf Smedvig ve Scott Hartman' ayrica bir dönem de Roger Voisin'den oda müzigi dersleri aldi.

Empire Brass Quintet'in su andaki tromboncusu Marc Hetzler, Marc Isserles ve bas trombonist Marc Cantrell ile birlikte The Boston Trombone Cooperation isimli toplulukla konserler verdi. James O'Dell yönetimindeki B.U. Jazz Lab Big Band'de çalarken Randy Brecker gibi bazi usta müzisyenlerle de konser çalma imkani buldu.

1993 yilinda Mimar Sinan Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsünde Yüksek Lisans Egitimini tamamladi. Üçüncü Uluslararasi Eskisehir Festivali'nde (1997) Betin Günes yönetimindeki, çogunlugu Avrupa'da yasayan Türk müzisyenlerden kurulu Senfonik Orkestrada yer aldi. 2001 yilinda trompetçi Erden Bilgen ile birlikte J. Casterede'nin "Trompet, Trombon, Piyano ve Yayli Çalgilar Orkestrasi Için Konçertino"sunu, sef Nezih Seçkin yönetimindeki Mersin Oda Orkestrasi esliginde icra etti.

Ayrica ayni konserde, oda orkestrasina uyarladigi, Korsakov'un "Arilarin Uçusu" isimli eserini, yine Erden Bilgen ile seslendirdi. Içinde Türkiye'nin önde gelen solistlerinin de yer aldigi, besteci Kamran Ince yönetimindeki MIAM Istanbul Modern Müzik Toplulugu'nun 2001-2002 yilinda Ankara ve Istanbul'da
rn verdigi bazi konserlerde yer aldi.

2002 yilinda Türkiye'nin en iyi caz müzisyenlerinin de içinde bulundugu Beck's Big Band'i kurdu. Sefligini yaptigi bu orkestra ile 2003 yilinda Is Sanat Konser Salonu ve 10. Uluslararasi Istanbul Caz Festivali'nde konserler verdi.

1972 yilindan bugüne Türkiye, Avrupa ve Amerika'da sayisiz stüdyo kayitlarinda da yer alan Aycan Teztel, halen Istanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvari'nda Sanatçi Ögretim Elemani olarak çalismakta, trombon, oda müzigi ve orkestra repertuvari dersleri vermektedir.



Aydın Esen

Piyano ve bestecilik egitimine iki yasinda babasinin egitmenliginde basladi ve birkaç yil sonra bu egitime Istanbul Konservatuari'nda devam etti. Daha gencecik yasina ragmen duyma, üretme ve yazma yetilerine sahipti. Aydin Esen'in ilk hocasi olan babasi onu seslerin sonsuz dünyasina çekmeyi basarmisti. Zamaninin akademik tavirlariyla bas ederken ve insanlara yeni sesleri kabul ettirmekle ugrasirken, kendisi sürekli yeniligin pesindeydi. Esen, konservatuardayken armonik teorilerin bazi kurallarini degistirmeyi bile basarmisti. 20.yy.'in akustik müzik bestekarlarinin uzak durmayi tercih ettigi elektronik müzik yasaminin bir parçasi olmustu. 10 yasindan önce zamanimizin modern müzik problemleriyle ilgilenmesi, onu farkli yapan unsurlardandir.

Aydin Esen, 80'lerin basinda piyano, bestecilik ve orkestra sefligi konularinda çalismalar yapmasi için Oslo'daki Norveç Eyalet Müzik Akademisi'ne davet edildi. Farkli orkestralarla Avrupa'yi turladi ve her yerde bir stüdyo müzisyeni gibi çalisti. 1983'te ABD'nin yolunu tuttu. Tam bursla Boston'daki Berklee Müzik Okulu'na gitti. Normalde 4 yilda bitirilen okulu 1 senede, üstelik "Sanatçi Diplomasi" adi verilen en yüksek dereceyle bitirdi. Daha sonra New England Conservatory of Music'te piyano ve bestecilik üzerine yüksek lisans yapti. 80'lerin sonlarina farkli kitalari gezerek geldi. 1987'de müzisyen esi Randy K. ile New York'a tasindi.

Miroslav Vitous, Woody Shaw, Can Kozlu, Randy K., Vinnie Colaiuta, Pat Metheny, Roy Haynes, Anthony Jackson, Steve Smith, Baron Browne, Frank Gambale, Kai Eckhardt, Peter Herbert, Dave Liebman, Peter Erskine, Tiger Okoshi, Gary Burton, Daniel Humair, George Garzone, Mino Cinelu, Michel Portal, Trilok Gurtu vb. isimlerle çalisti. Eddie Gomez ve Marcello Pellitteri ile 1986 yilinda yaptiklari "Trio" albümleri büyük ses getirmisti. 1987'de bir aylik Japonya turnesinde Tiger Okoshi, Miroslav Vitous, Bob Mintzer ve Bob Moses ile birlikte çaldi. Daha sonraki çalisma ve turnelerinde basçi Jonas Hellborg ve baterist Kenwood Dennard ile birlikte çalisti. 90'larin basinda Miroslav ile tekrar bir araya geldi, ikili aralarina Trilok Gurtu'yu alarak bir yilligina turneye çikti.

Esen; bestecilik, klavyedeki virtüözitesi ve elektronik müzikte yaptiklarindan dolayi sayisiz ödüle layik görülmüstür. Ilk ödülünü 1989 yilinda, Paris'te düzenlenen Uluslararasi Piyano Yarismasi'nda kazanmistir. Stüdyo müzisyeni ve solo sanatçisi olarak yaptigi çalismalar Columbia/Sony Records, Polygram, Arista, JMS, Gramavision, Label Bleu and Music City etiketleri altinda mevcuttur. 1989 yilinda Randy K., Francis Bourrec, Peter Herbert ve Can Kozlu ile yaptigi "So Many Lifetimes" adli kayit dünya çapinda büyük yanki uyandirmis ve yilin kaydi seçilmistir. Ayni yil içerisinde Esen'e, Avusturyali gitarist Wolfgang Mutspiel ve Bob Berg ile "Timezones"da çalma teklifi de sunulmustur. Çiktigi Paris, Avrupa ve Japonya turnelerinde büyük heyecanla karsilanan Esen'in 90'larin basinda Mick Goodrick, George Garzone, Can Kozlu ve Peter Herbert ile birlikte yaptiklari "Pictures" albümü Japonya'da yilin albümü seçilmistir.

1991 yilinda "Edges" çatisi altinda Miroslav Vitous, Jerry Bergonzi ve Daniel Humair ile bir araya geldi. 1992 yilinda Columbia/Sony Records etiketi altinda "Anadolu" isimli albümü New York'ta kaydetti. Bu kayit sürecinde Anthony Jackson, Dave Holland, Peter Erskine, Dave Liebman, Mino Cinelu, Dave Bargeron, Jon Faddis, Randy Esen ile birlikte çalismistir. Bütün bu kayitlar uluslararasi arenada boy göstermis ve büyük takdir toplamistir. 1995 ve 1996 yillarini kapsayan Japonya turnesinde Esen, Tiger Okoshi, Miroslav Vitous, Bob Moses, Bob Mintzer, Chip Jackson, Gary Burton ve saygin Japon müzisyenlerle birlikte çalmistir. Bu arada çagdas müzik hakkinda konferans ve seminerler vermeye devam etmistir.

1995 yilinda Brezilyali besteci ve gitarist Sergio Brando ile çok özel bir albüm olan "Landscapes" i, 1996 yilinda ise klarnet ustasi ve besteci Andrew Anello ile New York'ta "x-Centrix" adli albümü yapmistir. Esen'le birlikte çalisan gitarist Emily Remler, kendisinden "This Is Me" albümüne beste yapmasini ve ayni albümde çalmasini rica etmistir. Daha sonra bir süreligine baterist Steve Smith, basçi Anthony Jackson, gitarist Frank Gambale ve vokalist esi Randy Esen ile turneye çikmis, ayni grup 2000 yilina girerken "Timescape" isimli albümde birlikte çalismistir.

"Timescape" adli albüm 1999 yilinin Kasim ayinda piyasaya çikmistir. Bu albümde klavyede Aydin Esen, basta Baron Browne, bateride Steve Smith ve vokalde Randy Esen yer almaktadir. Albüm, 2000 yilinda en iyi albüm olarak ödüllendirilmistir. Sanatçi, 1999 yilinda "Enfas" isimli baska bir albüme de imza atmistir. Yine ayni sene, Esen'in eski dostu, usta basçi Kai Eckhardt'in çikis albümü olan "Honor Simplicity, Respect the Flow"da klavye çalmistir.

Sanatçinin Mayis 2001'de Miroslav Vitous ve Vinnie Colaiuta ile birlikte yaptigi "Living" adli albüm, müzikteki yeni boyutlari göz önüne sermektedir.

Aydin Esen, 2002 yilinda da çesitli çalismalarda bulunmustur. Bu çalismalar gelecegin çagdas müzigi hakkinda ipuçlari içermektedir.

Ayşe Tütüncü



Bes yasinda kendini müzikle dolu bir odada buldu; bir müzik kursunda, hepsinin elinde degisik enstrümanlar, bir curcunadir çalan çocuklarla dolu bir odada ... Bundan iki yil sonra konservatuarda piyano ögrenimine basladi; orada da "oda müzigi"ni çok sevdi.

1983'te ilk grubu Mozaik'i kurdu; 1995'e kadar dört albüm çikardilar. "Mozaik" rock, klasik bati müzigi ve cazdan olusan bir füzyon müzigiydi; besininin bir maddesi de yerel toprakti. Mozaik'in yanisira "Kömür" grubu da hayli uzun bir süre Ayse için emprovize çalmanin ve canli müzik mekanlarinda parça yorumlamanin ortami oldu. Sarkici Sumru Agiryürüyen ile birlikte "kadin sarkilari" söyledigi bir konser programi hazirladi. Bir stüdyo müzisyeni olarak Bülent Ortaçgil, Yeni Türkü, Ezginin Günlügü, Mehmet Güreli ve Bulutsuzluk Özlemi gibi grup ve müzisyenlerin çesitli albümlerinde yer aldi. 1995'ten itibaren sarki yazari ve gitarist Bülent Somay'in grubuyla uzun bir süre müzik mekanlarinda çaldi.

Çesitli kisa film müziklerinden sonra Mehmet Güreli ile "Vapurlar" filminin müzigini (1986), Serdar Ateser ile birlikte Atif Yilmaz'in "Bekle Dedim Gölgeye" filminin müzigini (1991), Ümit Kivanç ve Bülent Ortaçgil ile "Ordaaa Bir Sehir Var Uzak" müzikalini (1994) ve çesitli oyun müziklerinden sonra da en son Kumpanya Tiyatrosu için Kerem Kurdoglu'nun "Sahte Kimlikler 5/ Asrin Entrikasi" oyununun müzigini (2000) yazdi.

1995'te kurdugu "Piyano Perküsyon Grubu"yla
( Oguz Büyükberber / Yahya Dai- Saruhan Erim- Timuçin Gürer- Serdar Gönenci- Cengiz Baysal )
1999'da "Çesitlemeler" albümünü çikardi ve bugüne degin çesitli yurt içi ve enternasyonel festivallere katildi:

1. Istanbul Müzik Senligi / Türkiye (1997)
6. Enternasyonal Istanbul Caz Festivali / Türkiye (1999)
6. Enternasyonal Eskisehir Festivali / Türkiye (2ooo)
4. ODTÜ Caz Günleri / Ankara / Türkiye (2ooo)
1. Afyonkarahisar Caz Festivali / Türkiye (2oo1)
2oo2 Ankara Caz Festivali / Türkiye (2oo2)
North Sea Caz Festivali / Lahey / Hollanda (2oo2)
Traumzeit Festivali / Duisburg / Almanya (2oo3)

Talos Festivali / Ruvo di Puglia / Italya (2oo3) 1999 yilinda Lawrence "Butch" Morris'in "Conducting -yönetilen- Improvisation Orchestra"sinda çaldi. 2002'de Donovan Mixon'la, Akin Eldes'le beraber sahne aldi.

Halen Piyano Perküsyon Grubuyla performansina devam ederken, bir yandan da özellikle iki nefesli ve bir piyano için düzenledigi yeni bestelerini, içinde Yahya Dai ve Oguz Büyükberber yer aldigi Üçlü'süyle Mart 2004'ten bu yana çaliyor.

Ayse Tütüncü özellikle yazili müzikle emprovize müzik arasindaki gerilimi dengeleyebilmek ve ikisine de uzanabilmek için ortada bir yerde durmayi tercih ediyor. 1995'ten bu yana sürdürdügü "Piyano Perküsyon" projesinde olsun, yeni Üçlü'sünde olsun emprovizasyona açik birakilmis serbest bölümleri olan besteler, adaptasyonlar, çesitlemeler ve kolajlari isliyor. Öte yandan ögretmek de onun için önemli bir konu; ders piyano olsun veya "Akademi Istanbul"da yillarca oldugu gibi 'grup müzigi' olsun farketmez, ... hep müzikle dolu bir odada

Ayşegül Yeşilnil

1982 yilinda Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi, Resim Bölümü - Tekstil Tasarimi Ana Sanat Dali'ndan mezun oldu. Türkiyede ilk kez üniversite bünyesinde açilmis olan "Moda Tasarimi" uzmanlik dalina giren ilk ögrenci olarak tek basina egitim aldi.Böylelikle Türkiye'de döneminin tek ve ilk üniversite mezunu moda tasarimcisi oldu. Okul dönemindeki resim egitimini Halil Akdeniz'den alan sanatçi, mezun olduktan sonra, I.D.G.S.A. Devrim Erbil Atölyesi'nde çiplak modelden resim çalismalarina katildi.

lstanbul Vakko Fabrikasi'nda moda desinatörlügü yapti. Çesitli ihracat firmalari için yaptigi giysi tasarimlari uluslararasi fuar defilelerinde sergilendi. Ev ve tekne dekorasyonlarina yönelik tekstil ürünleri üretti. Ipek kumas üzerine giysi ve esarp, yastik tasarimlari yapti. Izmir Devlet Opera ve Balesi için afisler hazirladi.

Güzel Sanatlar Fakültesi - müzikoloji bölümünün çoksesli korosunda san egitimi aldi.1985 yilindan beri yapmis oldugu resimler, caz resimleri ve mitolojik resimlerden olusan eserleriyle 10 kisisel sergi gerçeklestirdi.

Resim çalismalarinin yanisira, 1987 yilindan beri, ülkenin önde gelen caz müzisyenleriyle birlikte, profesyonel olarak caz söylemeye basladi. Türkiye'de, caz sarkilari söyleyen ve caz resimleri yapan tek sanatçi olan Aysegül Yesilnil, birçok konser, caz klübü ve festival etkinlikleri gerçeklestirdi

1995 yilinda, kendi adina çikardigi 'Rüzgara Sarkilar Söyle' adli ilk albümü ile Türkiy'deki pop müzigine farkli, duru ve yalin bir soluk getirdi. Bu albümde Neset Ruacan, Bülent Ortaçgil, Nezih Yesilnil, Önder Focan, Erkan Ogur, Levent Çoker ve daha birçok degerli müzisyen Aysegül Yesilnil'e eslik etti.

Unesco - Uluslararasi Plastik Sanatlar Dernegi üyesi olan sanatçi, yasadigi yogun müzik ortaminin derin etkisiyle caz müzisyenlerinin gece yasamini ve enstrümanlarini konu alan bir koleksiyonu bulunmaktadir. Bu koleksiyonunun yanisira Sahmeran koleksiyonuyla da taninan izlenimci, figüratif ve zen resmin temsilcilerinden olan Aysegül Yesilnil, resim çalismalarina Istanbul'daki atölyesinde devam etmektedir.

Ressam ve sanat yönetmeni olarak güzel sanatlardaki ve caz sanatçisi olarak müzikteki birikimleriyle ruhunun zenginligini, renkliligini ve yogunlugunu yaptigi islerle birlestiren ve seyircilerine bir düs güzelliginde aktaran Aysegül Yesilnil 2003 yilinda çesitli klüp konserleri ve festivallerle de yurtdisina açilacak.


Burhan Öçal
Müzisyen bir ailenin çocugu olarak Kirklareli'nde dogan Burhan Öçal, müzik çalismalarina çok genç yasta basladi. Türkiye'de sürdürdügü profesyonel müzik yasamini yirmidört yasindan itibaren Isviçre'de sürdüren sanatçi, halen 2 ülke arasinda gidip gelmekte.

Müzik çalismalarinda, Klasik Türk Müzigi'nin yanisira, Osmanli Imparatorlugu dönemindeki saray müzigi ve halk müziginden etkiler bulunan Burhan Öçal'in çaldigi enstrümanlar da tipki müzigi gibi çesitlilik göstermekte. Darbuka, kös ve her tür perküsyon enstrümaninin yanisira, divan-saz, tanbur ve ud gibi telli Türk çalgilarinin da ustasi olan sanatçi, çogu kez özgün müzigine güçlü sesi ile eslik etmekte. Müzigine hakim olan atak enerjik, çoskulu ve mükemmelliyetçi yapisiyla, müzikteki tüm sinirlari sonuna dek zorlayan sanatçi, ayni konserde hem vurmali hem de telli çalgilari birarada çalarak elestirmenleri ve izleyicileri sasirtmakta.

Müzik araciligiyla zamanin ve kültürlerin sinirlarini astigina inanan Burhan Öçal, sürekli olarak ilgi çekici bir "kaynasim müziginin" pesinden kosmakta. Klasik Türk Müzigi'ni, caz, funk, roman, bati müzigi ve Avrupa klasik müzigi ile harmanlayarak bir dogu-bati sentezi yaratan sanatçi, müziginde mutlak içtenlik ve gerçekligi yakalamaya çalistigini israrlavurguluyor ve yaraticiliginin ve derin müsel anlatiminin temelinde Türk geleneksel formlarinin oldugunu belirtiyor.

1979 yilinda katildigi Zürih Siir Festivali'nde ilk kez Bati Avrupa izleyicisinin karsisina çikan Burhan Öçal, o tarihten bu yana dünyanin çesitli ülkelerinde solo konserler vermekte.
1986 yilinda, taninmis piyanist Maria Joao Pires ve gitarist Elliot Fisk ile sahneye çikan sanatçi, bu iki konseriyle klasik bati müzigine de basarili bir giris yapti. Elestirmenlerden büyük övgüler toplayan bu girisimini 1992'de Joe Zawinul ve Senfonik Orkestrasi ile sürdürdü ve halen sürdürmekte. Sanatçi, ses ve ritmin heyecanli ve uzlasmaz bir girisim içinde bulusarak müzigin çesitli elemanlarina katildigi bu tür projelerin müzikteki enstrümantal birlikteligin ufuklarini genislettigini ve bu nedenle bu tür projelere çok sicak baktigini belirtiyor. Sanatçi, bu kapsamda, son olarak Avusturya'li ünlü piyanist Peter Waters ile Bach'in "Goldberg Variations"larini piyano ve perküsyon ile yorumladiklari projeyi gerçeklestirdi.

Burhan Öçal, 1995 yilinda Istanbul Oriental Ensemble ismini verdigi projesini gerçeklestirdi ve ayni yil bu proje çerçevesinde çikardigi "Gypsy Rum" albümüyle Almanya'da "German Record Critics" ödülüne layik görüldü. Istanbul Oriental Ensemble ile gerçeklestirdigi ikinci albümü "Sultan's Secret Door" ise Subat 1997'de piyasaya çikti ve ayni yil Almanya'da tekrar "German Record Critics" ödülünü kazandi. Sanatçi, 1996 senesinde ise Fransa'da çikardigi "Jardin Ottoman" isimli saray müzigi albümü ile "Le Monde de la Musique" dergisinin "Choc" ödülünü kazandi.

Burhan Öçal, 2000 senesinde önemli projelerde yer aldi: Mart 2000'de, Türkiye ve Avrupa'da "George Gruntz Concert Jazz Band special guest Burhan Öçal" turnesinin ardindan, Haziran 2000'de, Istanbul Müzik Festivali çerçevesinde, Aya Irini'de dünyaca ünlü Kronos Quartet ile konser veren sanatçi, Temmuz 2000'de ise Istanbul Caz Festivali'ne "Andreas Vollenweinder with special guest Djivan Gasparian and Burhan Öçal" ve kendi projesi olan "Burhan Öçal's Meditroni KS featuring DJ Jali, DJ Kayalik & DJ Kaffa, olmak üzere iki konsere katildi. Burhan Öçal, Ekim 2000'de Berlin'de düzenlenen, dünyanin en önemli müzik fuarlarindan biri olan Womex'e, Istanbul Oriental Ensemble ile katildi.

Burhan Öçal'in, Amerikali basci Jamaaladeen Tacuma ile beraber yaptigi Natacha Atlas'in da konuk sanatçi olarak katildigi "Groove Alla Turca" (1999-Doublemoon) albümü, önce Fransa'da Birds and Blues (2001) etiketiyle, ardindan Night & Day etiketiyle Kuzey Amerika ülkelerinde piyasaya çikti ve Avrupa Dünya Müzigi listelerinde 2. siraya kadar yükseldi. Sanatçi, bu projeyle, 2001'de Avrupa'da çesitli ülkeleri kapsayan iki turne gerçeklestirdi.

"Groove Alla Turca" projesiyle Temmuz 2001'de, dünyanin en önemli müzik festivallerinden biri olan Uluslararasi Montreal Jazz Festivali'nin General Motors Big Event sahnesinde gerçeklesen "Dogu ile Bati Bulusuyor" basklikli konserde, Istanbul Oriental Ensemble ve konuk sanatçi Mercan Dede ile 100.000 kisiyi asan bir izleyici kitlesine seslenen Burhan Öçal, yine Temmuz ayinda, Istanbul Caz Festivali'nde dünyaca ünlü Ingiliz sanatçi Sting'e bes parçasinda eslik etti.

1999 ve 2001'de, dünyanin en önemli artist ajanslarindan olan ICM ile Amerika'da seri konserler veren Burhan Öçal, 2002 Nisan ayinda, Istanbul Oriental Ensemble ile ABD'de turneye çikacak. Avrupa'da verdigi solo konserler, katildigi uluslararasi festivaller, ortak projeler ve çikardigi albümler ile çesitli ülkelerin elestirmenlerinden övgü dolu sözler alan Burhan Öçal, yurtdisinda Türkiye'yi basariyla temsil eden uluslararasi sanatçilarimizdan biridir.


Cem Aksel

17 subat 1963 de Ankarada dogdu. Caza ve davula ilgisi istanbul da ortaokul siralarinda basladi. Lise yillarinda amatörce devam eden muzik hayati lise sonrasi profesyonellige dönüstü.

1983 yilinda isvicre de Bernde bulunan, Swiss JazzSchool a kayit oldu. Ancak maddi olanaksizliklar nedeniyle devam edemedi. O gunden bu yana yasamini muzik ile kazanan sanatci 60 kadar album calismasinda cesitli sarkicilara eslik etti. Turkiyenin hemen hemen butun cazcilari ile caldi. Halen istanbul da yasayan Cem Aksel Bulent Ortacgil ve cesitli caz musizyenleri ile farkli mekanlarda calmaktadir.


Cengiz Baysal


Musicians Institute", "Los Angeles City College" ve "Berklee College of Music" mezunu olan Cengiz Baysal pek çok ödül ve burs ile dolu akademik hayatının yanında çok aktif bir profesyonel çalışma hayatı sürdürmüştür. Çalıştığı müzisyenler arasında Ron Affif, Aydın Esen, Sam Riney, Bruce Eschowitz, Okay Temiz, Kerem Görsev, Önder Focan, Tuna Ötenel, Audiofact, Tiger Okoshi, İmer Demirer gibi isimleri sayabiliriz.

Baysal, Los Angeles'ta geçirdiği 98-99 döneminde Musicians Institute'de öğretim üyesi, Los Angeles City'de Advisory Board üyesi olarak görev aldı.

Müzik hayatına Türkiye'de devam eden Cengiz Baysal, İstanbul Bilgi Üniversitesi Müzik Bölümü'nde öğretim üyeliği yaparak müzik eğitimine katkılarını sürdürüyor. Baysal'ı şu an İstanbul'da Önder Focan, Kerem Görsev, İmer Demirer, Cengiz Baysal Group,Nezih ve Ayşegül Yeşilnil Quintet gibi sanatçı ve gruplarla izleyebilirsiniz.



Çağlayan Yıldız


Çağlayan Yıldız 1966'da Aydın'da doğdu, müzik çalışmalarına ilkokuldayken başladı ve Bornova Anadolu Lisesi'nde sürdürdü. 1984'de, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesine girdi. Tıp öğrenimi süresince Üniversite'nin müzik ve tiyatro klüplerinin kurulmasında aktif olarak rol aldı, oyunculuk yaptı ve tiyatro müzikleri besteledi. Kurduğu çeşitli gruplarla önceleri rock, blues ve funk, sonraları da caz ve fusion çaldı. 1986 yazında Bulgaristan, Yugoslavya, Macaristan, Çekoslavakya ve Polonya'yı kapsıyan bir "o zamanların Doğu Blok'u" gezisine çıkarak, dünyanın dört bir yanından gelen sokak müzisyenleri ve çingenelerle çaldı. 1991'de, Tıp Fakültesi'nden mezun olarak, hayatını bir müzisyen olarak sürdürmeye karar verdi ve o yıl açılmakta olan Bilkent Üniversitesi Caz Konservatuarı'ndan tam burs aldı. Ankara'da öğrenim gördüğü dönemde Türkiye'nin önde gelen caz müzisyenlerinden piyanist-saksofonist Tuna Ötenel, gitarist Sarp Maden, saksofonist Yahya Dai, klarinetçi Oğuz Büyükberber, vokalist Sibel Köse, piyanist/ kompozitör Alper Maral, bascı Mahmut Yalay, Kürşat And, Taylan Cemgil, Kamil Erdem, davulcu Zafer Gerdanlı ve Tamer Sağlam ile konser ve klüp çalışmalarında bulundu. 1993'de, Kaş'a yerleşerek beste çalışmalarına ağırlık verdi. Bu dönemde Doğu Felsefesi üzerine çalışmalarda bulundu ve çeviriler yaptı.1994 ve 1996'da müzik ve felsefesini öğrenmek üzere Hindistan'a gitti. Hintli vokalist Ajnish Rai'nin “Golden Days” adlı albümünü düzenledi, bu albümde gitar ve synthesizer çaldı. 1996'da, İstanbul'a yerleşerek, 6. Akbank Caz Festivali'nde ve 1.ODTÜ Caz Festivali'nde Alper Maral ve Oğuz Büyükberber ile Kaçan Keçi adlı klarinet-piyano-gitar triosu ile yer aldı. Klarinetçi Oğuz Büyükberber ile "A Z" adlı duo albümünü, gitarist Sarp Maden ve davulcu Volkan Öktem ile "Trio Mrio" adlı trio albümünü , "DURGA" adlı grupla birlikte Yunanistan'da yayımlanan "SILK ROAD" adlı etnik albümü kaydetti. Daha sonra bu grupla birlikte Yunanistan turnesine çıktı ve ayrıca İstanbul AKM'de bir konserde çaldı. Gitarist Sarp Maden, trompetçi İmer Demirer ve davulcu Ateş Tezer ile JAZZNAUGHTS adında bir Acid-Jazz grubu kurarak çalışmalarda bulundu. Sibel Köse Dörtlüsü'nde, pianist Can Ayer ve Baki Duyarlar, davulcu Volkan Öktem, Turgut Alp Bekoğlu ve Cem Aksel ile birlikte Mainstream Caz türünde konser (İstanbul Caz Festivali, II. ODTÜ Caz Festivali) ve klüp çalışmalarında bulundu. Şener Şen-Uğur Yücel'in kısa ömürlü projeleri “Yarı Şaka Yarı Ciddi”de besteci ve gitarist olarak yeraldı. Bir dönem Cem Özer Show'da çalıştı. Muhtelif caz festivallerinde Wayne Shorter, John Scofield, Steve Coleman, Archie Shepp, David Sanborn, John Surman, Bobby Mc Ferrin, Wolfgang Muthspiel, Marc Johnson, Larry Goldings, Bill Stewart, Ned Rothenberg gibi pekçok müzisyenin rehberliğini ve çevirmenliğini yaptı. II. İstanbul Müzik Şenliği'nde, Borusan Kültür Merkezi'nde Oğuz Büyükberber ile duo olarak konserler çaldı. Gitarist Önder Focan ile, Bilgi Üniversitesi II. Gitar Festivali'nde duo bir konser ve Önder Focan Dörtlüsü'nde pek çok konserler çaldı. Butch Morris İstanbul Ensemble'da perdesiz gitarıyla 8 konserde yeraldı. 1998-1999 yıllarında Jorge Pardo (Paco De Lucia Band'in saksofon/flütisti ), Kanada'lı gitarist Roy Patterson, Amerikalı vokalist Melba Joyce, gitarist Önder Focan, vokalist Ajlan Büyükburç, davulcu Deniz Dündar, pianist Selim Benba ile konser ve klüp çalışmalarında bulundu. Yine aynı dönemde Akademi İstanbul'da gitar ve bas öğretmenliği yaptı, "JAZZ" dergisi için cd değerlendirmeleri yazdı. Müzik teorisi ve çeşitli konularda yazmayı sürdürdüğü derginin okurları 2001 yılında gitar ve bas dalında kendisini "Türkiye'de 5 numara" seçtiler. Klarinetçi Oğuz Büyükberber, saksofonist Mike Wilkens ve davulcuTurgut Alp Bekoğlu ile gitar ve bas çaldığı "DIRT" adlı grubu kurdu ve Babylon'un açılış konseri, Bilgi Üniversitesi gibi konserler verdi. 2000 yılında, Vokalist Sibel Köse'nin dörtlüsüyle 9. Akbank Caz Festivali kapsamında, Ankara'da düzenlenen Caz Festivalinde, Bodrum Caz Günlerinde yer aldı. Oğuz Büyükberber Dörtlüsü ile Bodrum Caz Günlerinde ve Babylon'da konserler çaldı.Pianist Tolga Tüzün'ün kendi adına çıkardığı ilk albümü "Nix" ve Oğuz Büyükberber'in kişisel projesi “Velvele"de gitar ve bas çaldı. Aynı zamanda birkaç etnik/pop albümde düzenlemeci ve müzisyen olarak yeraldı; Grup Gündoğarken'in “Mest of Gündoğarken” ve “1999”albümleri, Ayşegül'ün “Güz” adlı albümü ve Barış Manço'nun "Mançoloji" albümü. Tarkan'ın dünya turnesinde ve Türkiye'ye dönüş konserinde gitarist olarak yer aldı. 2000 Eylül ayında Amsterdam Konservatuarı'nda gitar ve bas okumak üzere Amsterdam'a yerleşti. Bir yıl sonra Amsterdam Konservatuarı'nda bas klarinet okumak üzere Amsterdam'a yerleşen Oğuz Büyükberber ile birlikte değişik projelerde çalışmalarını sürdürmekte, ev arkadaşı bascı Taylan Cemgil ile "göbek üstü bas-gitar duo"larıyla "oda müziği duosu" kavramına yeni bir boyut getirmeye çalışmaktadır. İlgi alanları arasında Doğu Felsefesi,scuba diving, müzik üretiminde bilgisayar ve teknoloji, el işleri- ağaç oymacılığı, bilim- kurgu/ fantastik romanlar ve sinema bulunmaktadır.


Doğan Aykon

1972 İstanbul'da doğan, Doğan Aykon trombon öğrenimine 1985 yılında M.S.Ü. Devlet Konservatuvarı' nda Aycan Teztel ile başladı.

Öğrencilik yıllarında Doç. Gökmen A. Noyan ve Aycan Teztel'in de yer aldığı Brass Topluluğu; ayrıca İstanbul Trombon Topluluğunda yer aldı, bu gruplarla bir çok konserler verdi. 1992 yılında İ.B. Kent Orkestrası'nın sınavını kazandı, o tarihten bugüne bu orkestrada görev yapmakta ve topluluğun konserlerinde yer almaktadır.

İstanbul Bilgi Üniversitesi bünyesinde ,saksafoncu Ricky Ford 'un kurduğu big band' de yer aldı. İki yıl kadar bir süre bu grubun çalışmalarına katıldı ve konserlerinde yer aldı.

GMG grubu ile bir çok pop albümünün stüdyo kayıtlarında çaldı, İstanbul TRT Caz Orkestrasından, Hakan Çimenot ve Emre Kayhan, Kent Orkestrasından Berna Sağdıç ile birlikte kurdukları "Bonservis" ismli grupla sahne ve konser çalışmalarına devam etmektedir; ayrıca Beck's Big Band'in de bir üyesi olan Doğan Aykon, Uluslararası 10. İstanbul Caz Festivalinebu iki grup ile katılmıştır.


Emre Kartarı

Emre Kartarı Ankara'da doğdu. Ailesi de sanatçı olan Emre Kartarı 10 yaşındayken ABD'ye gitti. Gidişinin hemen ardından davul çalmaya başladı ve bu ilgisi onu Virginia Commonwealth University'de T. Howard Curtis ile caz perküsyon çalışmalarına yöneltti. Bu süre boyunca Jazz Poets Society grubuyla turnelerde katıldı.

Virginia'daki eğitimini tamamladıktan sonra New York'a gidip burada eğitimin sürdürdü. New York'da iken Adam Nussbaum, John Riley, Toney Moreno, Jamey Haddad ve Billy Hart gibi isimlerle çalıştı. Charlie Byrd, Jim McNeely, George Coleman, Ralph Lalama, Vic Juris, Ron McClure gibi sanatçılarla ve Jack DeJohnette'in "Oneness" grubuyla performanslarda bulundu. New York University'de performans ve kompozisyon alanında master derecesini sahip olan Emre Kartarı 2003 yılında Barney Josephson ödülünün de sahibi oldu.


Emre Tukur

Emre Tukur 1965'te Ankara'da doğdu. Piyano eğitimine 1972-1975 arası Ankara'da Zeren Ulusoy ile başladı. Galatasaray Lisesi'nde orta ve lise eğitimini sürdürürken Verda Ün'ün öğrencisi oldu. Aynı yıllarda ilk armoni ve kompozisyon bilgilerini Zeki Ün'den aldı. 1981'den itibaren çalışmalarına çeşitli caz ve rock gruplarıyla devam etti. 1983'te RA ile çalıştı. 1985'te Gür Akad ile birlikte Clips rock grubunu kurdu. 1986'da Eurovizyon Şarkı Yarışması Finalisti olan grup aynı yıl Türkiye'yi Norveç'te temsil etti. Grubun dağıldığı 1989'dan bu yana çalışmalarını tamamen caz ağırlıklı olarak sürdüren Emre Tukur, halen Lifeline grubunun üyesidir.


Eylem Pelit

1971 yılında Ankara' da doğdu. İlkokuldan sonra İ.T.Ü. Devlet Konservatuarının viyola bölümünde 6 yıl okurken bas gitar çalmaya başladı.

7. Uluslararsı İstanbul Caz Festivali'nde Aşkın Arsuna Ethno-Karma Project 'te yer aldı, ayrıca Akbank Caz Festivalinde çaldı.

Claudio Roditi, Fatih Erkoç, Aşkın Arsunan, Elvan Aracı, Önder Focan, Mark Harris, Karl Potter, Jack Tama, Russel Melon, Aydın Esen, Kerem Görsev, Fahir Atakoğlu, Yıldız İbrahimova, Pasaporte Latino gibi sanatçılarla, konser ve jam-session' lar da birlikte oldu.

1997 yılında Dublin' de "Erovizyon Şarkı Yarışması"nda Levent Çoker' in bestesiyle Türkiye' ye üçüncülük kazandıran grupta yer aldı.

Kayahan, Ajda Pekkan, Nilüfer, Sezen Aksu, Nükhet Duru, İzel, Yaşar, Mustafa Sandal, Işın Karaca, Zülfü Livaneli, Edip Akbayram,Modern Folk Üçlüsü vb. Türk pop müzik sanatçılarının kaset ve sahne çalışmalarında yer aldı.Volkan Konak, Arif Sağ ve Tolga Sağ gibi sanatçıların albüm düzenlemelerini yaptı.

Grup Habbecik'in üyesi olan Eylem Pelit,aynı zamanda Türkiye'nin usta caz müzisyenlerinden oluşan Beck's Big Band'de de bas gitar çalmaktadır.

Halen "Kültür Bakanlığı Devlet Modern Folk Müzik topluluğu"nda kadrolu sanatçı sıfatıyla görev yapmaktadır.


Fatih Erkoç


07 Nisan 1953 ‘de İstanbul Fatih‘ te dünyaya gelen Fatih Erkoç' un ilk defa enstrümanlarla tanışması değerli Ud sanatçılarımızdan ve Fatih Erkoç' un babası olan Hasan Erkoç‘ un Ona üç yaşında iken bir keman hediye etmesiyle olmuştur. Kendini evdeki Türk Sanat Müziği taş plaklarıyla geliştiren Fatih Erkoç, ilk öğrenimini tamamladıktan sonra İstanbul Belediye Konservatuarı‘ na girmiştir. Konservatuarda trombon, piyano ve kontrbas eğitimi aldıktan sonra ise, o dönemin en gözde orkestralarından İstanbul Gelişim ile çalışıp, 1971 yılında da birlikte bir albüm çıkarmışlardır. Devlet konservatuarı mezunu olan Fatih Erkoç, 4 ay trombon sanatçısı olarak İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası' nda çalıştıktan sonra, askerlik döneminde Ankara' da Erol Pekcan ile konserler verip, bir çok radyo ve televizyon programına katılmıştır. Daha sonraki 11 yılını Norveç' te geçiren Fatih Erkoç, İskandinavya' daki çeşitli orkestralarda; trombon, flüt, gitar, bas gitar, keman, saksofon, trompet ve ud gibi enstrümanlarıyla yer almıştır. 1986 yılında Türkiye‘ ye döndükten sonra Kuşadası‘ nda Temmuz ayında yapılan 1. Altın Güvercin Şarkı Yarışması ‘nda; söz, müzik, düzenleme ve yorumu kendisine ait olan “Yol Verin A Dostlar” şarkısıyla 1. olmuştur. 1987‘ de ise aynı ismi verdiği albümünü çıkarmıştır. 1989 yılında yine söz, müzik, düzenleme ve yorum kendine ait olan “Sen ve Ben” adlı şarkıyla bir kez daha birincilik ödülünü almıştır. 6 yıl tromboncu ve solist olarak TRT Hafif Müzik ve Caz Orkestrası ile bir çok caz konser ile radyo ve televizyon programına katılmıştır. Ayrıca İtalya, Fransa, Finlandiya, Hollanda ve Amerika' da caz festivallerinde de çalmıştır. Bunun yanında Eurovision Şarkı Yarışması Türkiye Finallerinde hem kendi, hem de diğer bestecilerin şarkılarıyla birçok kez yarışmıştır. Sözü, müziği, düzenlemesi ve yorumu kendine ait olan “Korku” adlı şarkıyla Malezya‘ da yapılan pop müziği şarkı yarışmasında Türkiye‘ yi temsil etmiştir. 1992‘ den 1997‘ ye kadar uzanan yıllarda “Ellerim Bomboş”, “Penceremden Gökyüzüne”, “Sana Deliyim”, “ Kardelen” isimli albümlerini çıkarmıştır. 1999 yılının sonunda ise, kendi adını taşıyan ve bütünüyle kendi imzasını taşıyan albümüyle Fatih Erkoç geri dönmüştür. 2002 yılının başlarında ise yeni albüm için çalışmalarına başlayan Erkoç, kaliteli müziği ile tekrar dinleyenlerinin karşısına çıkmak için hazırlanmaktadır.


Gökay Gökşen


13 Mayıs 1980 yılında İstanbul'da doğdu. 1987-93 yılları arasında İstanbul TRT Radyo Çocuk Korosunda yer aldı ve mezun oldu. Buradaki hocalarının yönlendirmesiyle İstanbul Üniversitesi ve Mimar Sinan Üniversitesi konservatuvar sınavlarına girdi ve her iki okulu birden yüksek puanlarla kazandı. 1991 yılında Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuvarında Aycan Teztel'in tam zamanlı trombon bölümü öğrencisi olarak öğrenimine başlayan Gökay Gökşen, 1994 yılında Aycan hocasının peşini bırakmayıp İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarına yatay geçiş yaptırdı. İlk olarak İstanbul Trombon Topluluğunda, Birinci ve Üçüncü uluslar arası Cemal Reşit Rey Gençlik Festivali, 24. ve 29. Uluslararası Genç Yetenekler Festivali gibi çeşitli festivallere katılarak yer aldı.

İlk profesyonel müzik yaşantısına 17 yaşındayken Cemal Reşit Rey senfoni orkestrasına girerek adım atan Gökay Gökşen takip eden yıllarda başta Enka Senfoni Orkestrası, İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası ve Bursa Devlet Senfoni orkestrası gibi birçok orkestrada dönem dönem görev alarak devam etmektedir.

Almanya, Bonn' da düzenlenen, 2002 Uluslararası Beethoven Festivali' ne, en iyi gençlik orkestrası seçilerek davet edilen, İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Öğrenci Senfoni Orkestrası' nda, Trombon grup şefi olarak görev aldı.Orada, Avrupa' nın ünlü orkestra şeflerinden Krzystof Penderecki, Helmut Rilling ve Peter Gülke
ile çalışma imkanı buldu.

MIAM Müzik İleri Araştırmalar Merkezi'nin düzenlediği 2005 Bakır Üflemeli Çalgılar Oda Müziği Yarışmasında
" Birincilik Ödülü "nü alan "İstanbul Trombon Topluluğu" nda yer aldı.

Bunun dışında Türkiye'nin en iyi müzisyenlerinden oluşan İstanbul Superband'te trombon grup şefi olarak yer almakta olan Gökay Gökşen bu alanada ilk olarak yine Türkiye'nin önemli isimlerinden oluşan Pasaporte Latino ve Aşkın Arsunan Ethno Karma Project' te yer alarak adım atmıştır.

Halen İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı'nda yüksek lisans son sınıfta okumakta olan Gökay Gökşen aynı zamanda Araştırma Görevlisi olarak görev yapmakta ve yeni kurulmuş olan Şişli Senfoni Orkestrasında trombon grup şefi olarak yer almaktadır.


Hakan Çimenot


1976 yılında İstanbulda doğdu. İlkokuldan sonra Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuvarı sınavını kazanarak
Aycan Teztel Trombon Sınıfına kabul edildi. İstanbul Trombon Topluluğunun dört trombon'dan oniki trombon'a oluşan kadrosu ile konserlerde yer aldı.

1995 yılında TRT Hafif Müzik ve Caz Orkestrası'nda kadrolu olarak göreve başladı. Halen bu orkestrada birinci trombon çalan Hakan Çimenot, 2003 yılında İstanbul'da gerçekleşen ve çoğunluğu Avrupalı müzisyenlerden kurulu EBU Caz Orkestrasında Türkiye'den katıldı.

Emre Kayhan ile bir ikili oluşturarak Funk-bones isimli grubu,
daha sonra yine Emre Kayhan, Doğan Aykon ve Berna Sağdıç ile
4-bones grubunu kurdu. Bu topluluklarla sahne ve konser çalışmalarına devam eden Çimenot Piyanist Kerem Görsev'in
"For Murat" isimli CD çalışmasında da yer aldı.

Hakan Çimenot 2002 yılında bugüne Beck's Big Band'de lead trombon çalmaktadır.


İlhan Erşahin

1965'de İsveç'de doğan İlhan Erşahin, müzik yaşamına oldukça geç başlamış. 16 yaşında ilk kez tenor saksofonu eline almış, 19 yaşında ciddi olarak etüd etmeye başlamış ve bugün başarıyla sürdürdüğü profesyonel müzik kariyerinin ilk tohumlarını atmış.

İlhan Erşahin, 20'li yaşlarında New York'da müzik kariyerini sürdürmeye karar veriyor ve ünlü müzik okulu Berklee'den aldığı bir burs ile Amerika Öyküsü başlıyor. "İsveç çok fazla hayal gücüne imkan vermiyordu. New York farklı, eğer müzik söz konusuysa New York'la hiçbir şehri karşılaştıramazsınız" diyen sanatçı, ayrıca bu şehirdeki rekabetin gücünü de vurguluyor. Berklee Müzik Okulu'ndaki eğitiminden sonra İtalyan usta Joe Lavano ile çalışmalarİna başlayan sanatçı, ardından Wallace Rooney, Jeff Williams, Cameron Brown, Victor Lewis, Eddie Henderson ve Valery Ponomarev gibi ünlü isimlerle sahneyi paylaşarak kariyerine devam ediyor.Berklee Müzik Okulu'ndan bu yana, on sene içinde, New York'un rekabet ortamında inandığı müziği adına çabalarını sürdüren sanatçı, bugün verdiği çabanın ürünlerini topluyor. Kendisi, her yetenekli sanatçı gibi, tabii daha fazlasını, daha iyisini amaçlıyor, yaratıcılığın sınırlarını her geçen gün biraz daha fazla zorluyor.
İlhan Erşahin'in Türkiye'de sahneye ilk adım atışı, tatil için Bodrum'a geldiği ve izleyici olarak bulunduğu bir caz klübünde oluyor, bundan tam 15 sene Önce. Sahneye çıkıyor

ve Nüket Ruacan, İmer Demirer, Tuna Ötenel ve Nezih Yeşilnil'e eşlik ediyor, daha sonraları yaz tatillerinde sık sık Türkiye'ye gelerek The Marmara ve Roxy'de çalıyor ve 1994'de 4.Uluslararası Akbank Caz Festivali'nde dinleyicisi ile asıl buluşmasını gerçekleştiriyor. Ardından, 1996'da 3.Uluslararası İstanbul Caz Festivali'nde çalıyor. 1997'de ise Eddie Henderson ile Cemal Reşit Rey Konser Salonu'nda basından ve izleyiciden büyük bir ilgi gören konserini gerçekleştiriyor.

Müzik eleştirmenlerine göre İlhan Erşahin'in geleceğin yıldızlarından biri olacağı kesin. Saksofon çalış tekniğini Sonny Rollins ve Joe Henderson gibi efsane isimlerle kıyaslıyorlar. Ama o, sürekli bir yaratıcılığın peşinde olduğundan, kendisini bu tür benzetmelerle sınırlandırmak istemiyor. Yaptığı müzikte Türk geleneksel motiflerinden funk müziğe kadar çeşitli ezgiler bulunduğunu ve her tür müziğe karşı açık olduğunu vurguluyor. Herkesi derinden etkileyen "Ezan"isimli bestesi bu tür çalışmalarının bir ürünü.

İlhan Erşahin'in 1995'de çİkan "She Said" isimli albümünde İlhan Erşahin'in dokuzu kendisinin, biri de Aşık Veysel'in "Uzun İnce Bir Yoldayım" olmak üzere on kompozisyonu var. "She Said", sanatçının Özgün bir sound yakaladığı, akustik yapısıyla yer yer naif tatlar veren, zoru başararak sade kalabilen bir çalışması.

İlhan Erşahin, "She Said" albümünden sonra, bugüne değin, "Our Song", "Home", "Wax Poetic", "Virgo", Wonderland ve Love Trio olmak üzere altı albüm daha gerçekleştirdi.

Yurtdışı konserlerin yanısıra, daha önceki yıllarda İlhan Erşahin Trio ve "Wax Poetic" olarak Türkiye'nin çeşitli kentlerinde konserler veren sanatçı, Ekim 2001'de 11. Akbank Caz Festivali kapsamında, İstanbul'da Eric Truffaz ile sahne aldı. Akbank 12. Caz Festivali kapsamında ise üç farklı projesi, Harikalar Diyarı, Wax Poetic ve Love Trio ile sahne aldı.


Kamil Erdem

1959 Ankara doğumlu. TED Ankara Koleji (1977) ve ODTÜ Elektrik Mühendisliği Bölümünü (1983) bitirdi.

Müziğe klasik gitar çalarak başladı. Klasik gitarİa Türk müziğini çokseslendirme çalışmaları yaptı. Bas çalmaya başladıktan sonra aynı yöndeki çalışmalarını caz türünde sürdürdü. İlk uluslararası deneyimlerini 1981'de katıldığı Okay Temiz - Oriental Wind topluluğuyla edindi. 1981-86 yılları arasında bu toplulukla Türkiye ve Avrupa'da, İsveç ve Türkiye'nin önde gelen müzisyenleriyle konserler verdi.

1990'da ASIAMINOR topluluğunu kurdu. Böylece bestecilik kariyerine de başlamış olan Erdem, ASIAMINOR' ün Avrupa ve A.B.D.'de de yayınlanan Along the Street (1991), Longa Nova (1996) ve Kedi Rüyası-Cat's Dream (1997) adlı albümlerindeki tüm beste ve düzenlemeleri yaptı. ASIAMINOR'le Ankara Uluslararası Müzik Festivali (1995), İzmir Avrupa Caz Günleri (1995), Akbank Uluslararası Caz Festivali (1995), İstanbul Caz Festivali (1996), Bursa Uluslararası Müzik Festivali (1998), Bodrum Musicorama (1998) gibi ülkemizin önemli uluslararası müzik festivallerinin yanısıra, Jazz Fest Wiesen (Viyana-1991), World Music Festival (Budapeşte-1991), Festa dell'Unita (Napoli-1997), Selanik Avrupa Kültür Başkenti (1997) gibi yurtdışı festivallerde de konserler verdi. Ayrıca, iki kez Almanya, Avusturya ve İsviçre'yi kapsayan turneler gerçekleştirdi. 1996 ve 1998'de gene ASIAMINOR'le iki kez A.B.D. turnesine çıkan Erdem, bu turnelerde, aralarında Wolf Trap Center (Washington D.C.), Krannert Center (Urbana,lllinois), Spivey Hall (Atlanta) gibi A.B.D.'nin tanınmış konser salonları da olmak üzere 14 ayrı merkezde konserler verdi.

ASIAMINOR dışında da, gerek kendi adına kurduğu, gerekse yerli yabancı caz müzisyenlerinin önderliğindeki çeşitli topluluklarla yurtiçinde ve dışında konserler verdi. 1996'da Kamil Erdem-Ensemble Ankara ile Uluslararası Ankara Müzik Festivali'nde, aynı yıl Kamil Erdem Ethno-Jazz Trio ile ODTÜ Caz Günleri'nde, aynı trio ile 1998'de Antalya Caz Festivali'nde yer aldı.1995'te Mısır'lı topluluk Sharkiat'ın albümünde konuk sanatçı olarak çaldı ve bu toplulukla Kahire'de konser verdi. 1998'de Anatoli Vapirov Balkan Project üyesi olarak Bulgaristan'da Varna Summer Jazz Festivali'nde çaldı. 1996-97 yıllarında Alman basçı Martin Lillich'le oluşturdukları Bassic Connection adlı bas ikilisiyle Ankara ve Berlin'de konserler verdi.

1998 ve 1999'da Polonya Pulawey Uluslararası Caz Workshop' unda bas gitar öğretmenliği yaptı.

Bugüne kadar yer aldığı topluluklarda Tuna Ötenel, Okay Temiz, Lennart Aberg, Kirk Lightsey, Janusz Szprot, Joe Lee Wilson, Mathias Schubert, Fathy Salama, Tomasz Szukalski gibi müzisyenlerle konserler veren Erdem, besteci ve icracı olarak çeşitli topluluklarla yütütmekte olduğu çalışmalarının yanısıra, Bilkent Üniversitesi Müzik ve Sahne Sanatları Fakültesi Ritmik Müzik Bölümü'nde öğretim görevlisidir.

Kent Mete


İstanbul'da doğdu. Müzisyen bir babanın oğlu olması sanatçının çocukluğunun sahnede ve kulislerde müzisyenler arasında onlarla aynı atmosfer içinde geçmesine neden olmuştur. İlk müzik derslerini babası Aydemir Mete'den aldı, daha sonra 1974'te İstanbul Devlet Konservatuarı'na girdi. Prof. Reşit Erzin viyolensel sınıfında çalışmalarına başladı. Caz müziği ile olan ilişkisi profesyonel olarak 1983 yılında Aydemir Mete Dörtlüsü'nde başladı. 1989'da girdiği Mimar Sinan Üniversitesi Müzik Kompozisyon bölümünden birincilikle mezun oldu.

Caz çalışmalarına devam eden sanatçı 2000 yılında kurduğu Trio Function adlı grubuyla kendi özgün beste çalışmalarına yöneldi. Trio Function'da standart caz parçalarından daha çok Türk caz müzisyenlerinin özgün yapıtlarını yorumlama amacı taşımaktadır. Caz standartalarını da yeniden armonilendirme (reharmonization) yoluyla değişik yorumlar katarak sunmaktadır

Kerem Görsev

28 Haziran 1961'de İstanbul'da doğdu. 1967 yılında İstanbul Belediye Konservatuarı'na girip Rana Erksan'dan piyano dersleri aldı. 1972 yılında İstanbul Devlet Konservatuarı açılınca bu okulda Gönül Gökdoğan'la keman, Prof. Özer Sezgin'le viola çalıştı.
1981 yılında askerlik görevini yaparken tanıştığı arkadaşı gitar sanatçısı Ercüment Ateş ile Ankara'da Kızılay Orduevi'nde dans ve yemek müziği çalan bir grupta ilk caz denemelerine başladı. 1983 yılında terhis olan Kerem Görsev 1983 / 1988 yılları arasında çeşitli kulüplerde dans müziği ve eşlik orkestralarında çalıştı. 1989 yılında Korukent Jazz

Bar'da çalışmaya başlamasıyla yurt dışından gelen pek çok müzisyenlerle çalma imkanına kavuştu. Ed Howard, Rubin Kanyata, Doris Troy, Steve Hall, Vinnie Night, Kenny More bu sanatçılardan bazılarıdır. 1993 / 1995 yılları arasında TRT İstanbul Radyosu Hafif Müzik ve Caz Orkestrası'nda görev aldı.

İlk beste denemelerine 1990 yıllarında başlayan Görsev, 1994 yılında ilk albümü olan “Hands and Lips” in kayıtlarını bitirdi. Kerem Görsev'in hayatında yeni bir sayfa sanatçı Eric Revis ile tanışınca açıldı. 1996 yılında ikinci albümü “I Love May”, 1997 yılında üçüncü albümü “For Murat'” an sonra dördüncü albümü “Relaxing” 1998 yılında tamamladı.. Bu yıllarda Kerem Görsev, Eric Revis ve Can Kozlu'dan oluşan üçlü konserler ve festivallerle geniş kitlelere ulaşmaya başladı. Bu dönem içerisinde çalıştığı sanatçılar; Allan Harris, La Verne Butler, Harvey Tompson, Clifford Jarvis, Bob Demeo, Eric Revis, Can Kozlu, Ateş Tezer ve Volkan Hürsever oldu.

Kerem Görsev - Allan Harris ortak çalışması “Laid-Back” 1950 ve 1960'ların Broadway film müzikleri ve Amerika'nın caz standartlarından oluşan beşinci albümü olarak 1999'da bitirdi. 1998 yılında kendi adını taşıyan caz kulübünü açan Görsev 2001 yılına kadar burada Steve Kirby, Keith Hall, Alvester Garnett, Russel Gunn, Anna Lisa, Ron Affif, Claudia Acuna gibi sanatçılarla birlikte çaldı.

1999 yılında St. Petersburg'a giden sanatçı St. Petersburg Philarmonic Orchestra ile kendi bestelerinden oluşan “November in St. Petersburg” albümünün kayıtlarını yaptı. Orkestrayı Erol Erdinç yönetti, orkastra düzenlemelerini Kamil Özler yaptı. Bu albüm 2000 yılında çıktı. Ve İstanbul Caz Festivali'nde St. Petersburg Philarmony Orchestra ile birlikte bu albümün ilk konserini gerçekleşti.

Kerem Görsev 2001 yılının sonbaharında çıkan yedinci albümü “Warm Autumn”un kayıtları New York'da yaptı. Müzikal danışmanlığını Eric Revis'in yaptığı albümde Russell Gunn, JD Allen, Jason Jackson, Eric Revis, Alvester Garnett, Kahlil Kewane Bell çaldılar

Kerem Görsev halen Türkiye'nin bir çok şehrinde klasik orkestralarla birlikte “November in St.Petersbourg” projesini çalmakta ve üniversitelerde konserlerinde devam etmektedir.



Levent Altındağ

6 Mayis 1954'de İstanbul'da dünyaya geldi. Küçük yaşlarda , müzisyen olan babası Erdoğan Altındağ'ın teşviği ile mandolin çalarak müziğe başladı. Onno Tunç, Şerif Yüzbaşıoğlu, İsmet Sıral, Emin Fındıkoğlu, Neşet Ruacan, Süheyl Denizci, Okay Temiz, Erkan Oğur, Arto Tunç, Nükhet Ruacan ile çalışmalar yaptı.

Fahir Atakoglu ,Federico Ramos ve dünyanın en iyi davulcularından biri olan Horacio El Negro ile Izmir Jazz festivalinde çaldı. Yine dünyaca ünlü vurmalı çalgılar ustası Nana Vasconcelos ile Brezilya ve Türkiye'de çalışmalar yaptı.

7.Uluslararası İstanbul Caz Festivali'nde sahne alan Aşkın Arsunan "Ethno Karma Project'e" konuk müzisyen olarak katıldı.

Yurt içi ve yurt dışında birçok festivale katılan Altındağ, ayrıca yüzlerce müzik albümünün stüdyo kayıtlarında yer alarak, sayısız sanatçıya eşlik etti.. Stüdyo müzisyenliğinin yanında Türkiye'nin önemli müzisyenlerinden kurulu olan Habbecik ile CD ve konser çalışmaları yapan Levent Altındağ, halen İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuarı'nda Sanatçı Öğretim Elemanı olarak görev yapmakta, Beck's Big Band'de soprano ve tenor saksafon çalmaktadır.


Mehmet İkiz

1979'da Türkiye'de doğan Mehmet İkiz 1982'de Stockholm, İsveç'e gitti. 1991'de gitarist Lars Dohlon tarafından oluşturulan Straight Ahead Trio'da çalmaya başladı. 1991-96 arasında bu grupla turnelere katıldı ve pek çok festivale iştirak etti.

1995-1998 arası Stockholm Konservatuarı Afro-Amerikan dalında eğitim gördü ve ardından gösterdiği başarıyla Los Angeles Müzik Akademisi'nden burs kazandı.

Tony Inzalaco, Sherman Ferguson ve Joe Porcaro Los Angeles'ta çalışma imkanı bulduğu isimlerden bazılarıdır. Los Angeles'taki çalışmalarının ardından İsveç Royal Müzik Akademisi'nden de burs kazanan Mehmet İkiz o günden bu yana İsveç, Türkiye, ABD, Avustralya, Fransa, Meksika, Kıbrıs ve Yunanistan'da kayıt çalışmaları yapıp konserler vermekte, workshoplar düzenlemektedir.

İkiz'in Mozaique grubuyla çıkarmış olduğu 29 m2 albümü İsveç'te ödüller kazanmış, sanatçı bu albümü kapsamında İstanbul CRR konser salonunda da konserler vermişti. Mehmet İkiz kış döneminde Frederik Hermansson ile yeni bir albüm projesi üzerinde çalışma planları yapmakta.

Mehmet İkiz şu anda İsveç'teki meşhur Bernt Rosengren Big Band'de çalmaktadır. 30 senelik bu orkestra İsveç cazında adeta bir okul işlevi görmektedir.

Çaldığı Sanatçılardan Bazıları

Justo Almario, Eldad Tarmu, David Ornette Cherry & Impressions of Energy, Jon Heard, Sal Marquez, Bernt Rosengren, Gunnar Bergsten, Ralph "Buzzy" Jones, Roberto Miranda, Esiyet Esiyet, Jon Davis, Joe Martin, İlhan Erşahin, Phil Ranelin, Riner Scivally, Javier Vergara, Jonas Kullhammar, Lars Sjösten, Ulf Andersson, Jon Nagourney, Maffy Falay, Åke Johansson, Mattias Ståhl, Gustav Lundgren, Per "Ruskträsk" Johansson, Jonas Östholm, Martin Sjöstedt, Lisa Östergren, Robert Elovsson, Fredrik Hermansson, Emelie Fornhammar, Sebastian Notini, Martin Höper, Alexander Papaconstantinou, Andreas Unge, Hampus Lundgren, İmer Demirer, Tuna Ötenel.



Meriç Demirkol


1980'de HÜ Devlet Konservatuari korosuna girdi. Prof. Muzaffer Arkan ile çalismaya basladi. Birçok konser verdi. 1983'te HÜ Ankara Devlet Konservatuari'nda yari zamanli piyano bölümüne girerek Prof. Ersin Onay ile çalismaya basladi. 1983'te Prof. Ilhan Baran ile solfej ve armoni çalismaya basladi. 1986'da HÜ Ankara Devlet Konservatuari obua bölümüne girerek C. S. Orkestrasi obua grup sefi Irfani Özdemir ile obua çalismaya basladi. Senfoni orkestrasi solist seçme sinavini kazanarak Vivaldi'nin la minör obua konçertosunu seslendirdi.

1991'de babasi Resat Demirkol ile saksofon çalismaya basladi. Ilk caz konserini Amerikan Kültür Merkezi'nde "jazz without fear" adli grubu ile verdi. 1995'te Chuck Henderson ile saksofon çalisti. 1991-96 arasi oda müzigi çalismalarinda da bulundu. 1995'te Bilkent Sahne Sanatlari Fakültesi'nden onur belgesi alarak mezun oldu. Eskisehir Anadolu Üniversitesi'nde obua bölümünü açarak ögretim görevlisi oldu. Obua ve oda müzigi dersleri vermeye basladi. 2000'de grubu Bagdat Avenue ile 5. Roxy Müzik Yarismasi'nda birincilik ve jüri özel ödülü aldi. Istanbul Caz Festivelinde bu grupla bir de konser verdi. 2002'de Eskisehir Anadolu Üniversitesi'nden istifa ederek Istanbul'a yerlesti ve Istanbul Radyosu TRT Caz Orkestrasi'nda çalismaya basladi.


Nezih Yeşilnil


6 yaşında mandolin, 13 yaşında gitar çalmaya başladı. 18 yaşında İzmir'de Maça Beşi Topluluğu'nda bas gitar çalmaya başladı. Ege Üniversitesi İktisat Fakültesi Ekonomi bölümünden mezun olan Yeşilnil, 1974'te Grup Doğuş'un kurulmasına öncülülük etti.

Çeşitli dans müziği topluluklarında çalan müzisyenin 1980'de edindiği kontrbas onu çok ilgilendiği caz müziğinin içine soktu. Aynı yılın yaz aylarında Emin Fındıklıoğlu ile çalmaya başladı ve böylelikle birlikte çaldığı müzisyenler onun için bir caz okulu oldu. Erol Pekcan, Tuna Ötenel, Neşet Ruacan ve Önder Focan'la çalışmalar yaptı. Ressam ve caz vokalisti olan eşi Ayşegül Yeşilnil ile yürüttüğü sahne çalışmalarının yanı sıra, 1994'te Rüzgara Şarkılar Söyle albümünü çıkardı. Yine Ayşegül Yeşilnil ile Uluslararası Magosa Festivali'ne ve Akbank Caz Festivali'ne katıldı. 1986'da İstanbul Caz Dörtlüsü'yle Sibiu'da çaldı. 1992 - 1993 Jak-Janet Esim Topluluğu ile üç Avrupa turnesine katıldı. Cafe Gramofon'da (İstanbul) yerli ve yabancı birçok cazcıyla çaldı.

Halen İstanbul'da sahne çalışmalarını sürdüren Nezih Yeşilnil, Pera Müzik Okulu'nda bas dersleri veriyor; müzik stüdyolarında düzenlemeler yapıyor ve icracı olarak çalışıyor.



Okay Temiz

1939 yılında İstanbul’da doğan sanatçı Türk müziği ile ilgili ilk tınıları musiki eğitimi almış annesi Naciye Temiz’den aldı. Yine annesinin desteği ile Ankara Klasik Müzik Devlet Konservatuarında vurmalı çalgılar ve timpani eğitimi aldı. 1955’te profesyonel müzik yaşantısına adım attı. 1957-1959 yıllarında tophane sanat enstitüsünde eğitim çalışmalarını sürdürmüş ve buradaki eğitimi sayesinde kendine has karakterleri ve tınıları olan davulunu kendisi yapmıştır.
1959-1967 yıllarında Türkiye’de Dans müziği orkestralarında çeşitli programlar ve şovlar sergiledi.
1967 yılında Ulvi Temel orkestrasına katılıp Avrupa'da büyük dans lokallerinde çalıştı. Aynı yıllarda İsveç macerası başladı. Orada doğaçlama alanında büyük etkisi olan trompetçi Maffy Falay ile tanışır ve birlikte Türk folklör melodilerindeki kıvraklık ve ritmi farklı bir platformda açığa çıkardıkları Sevda grubunu kurdular. Sonraki yıllarda Stockholm radyoları ve senfoni orkestrasına perküsyoncu olarak değişik renkler katar.
İsveçte yaşayan Amerikalı ünlü trompet ustası Don Cherry ile tanışır. Jazz'ın önde gelen bu büyük ismi ile Temiz, senelerce beraber olur festivaller, konserler ve plaklar yapar. Afrikalı Basscı Johnny Dyani'nin de gruba katılmasıyla üçlü Amerika'nın en popüler müzik okullarından biri olan New Hemsher kolejinde dersler verirler. (1971) Aynı sene Türkiye'yi de ziyaret eden grubun Ankara'da verdikleri konser Sonet plak şirketi tarafından çıkarılır.
Danimarka ve İsveç'te beraber çalıştığı Dexter Gorden, George Russel, Clark Teery gibi Jazz'ın en önemli kişilerinden edindiği tecrübeler eşsizdir.
Bir yıl sonra Temiz, albümünü güçlü basçı Dyani ve Güney Afrikalı trampetçi Mongezi Feza ile birlikte Xaba grubunu oluşturdular. Xaba grubu Temiz'in en önemli çalışmalarının başında gelir. Yapmış oldukları üç plak Sonet plak şirketi tarafından Skandinavya, Amerika ve İngiltere'de basılarak, bu çok özel grubun kısa bir sürede tanınması ve Jazz tarihinde ilgi ve saygı görmesi önemlidir. Avangart jazz olarak tanımlayacağımız bir sitilin çok değişik bir modelidir.
1974 yılında kurduğu İsveç Türk caz grubu Oriental Wind ile keman, saksafon, fülüt, klarnet, bas ve piano gibi batı kökenli enstrümanların yanı sıra zurna, ney, kaval, ud, saz, gayda ve sipsi gibi Türk enstrümanlarını bir araya getirerek ilginç bir senteze ulaştı. Bir dönem annesi Naciye Temiz de grubun içine katıldı ve İsveç’te bazı konserlere eşlik etti.
Oriental Wind grubunun ilk kurucuları piyanist Bobo Stensson, Bass'cı Palle Danielson, saksafoncu Lennart Aberg, Gayda ve Neyde Hacı Tekbilek gibi ünlü müzisyenler idi
Temiz 1990 yılına kadar İsveç’teki kültürel çalışmalarını sürdürdü. Makam müziğini jazz'a uygulama amaçlı çalışmaları sırasında Türkiye’den pek çok müzisyeni keşfedip onları dünya standartlarına taşıdı. Avrupa, Hindistan ve Amerika turları, konserler, albüm çalışmaları, seminerler birbirlerini takip etti.
Fis Fis Tziganes adlı albümü fransa'da 3000 albüm içinde ilk 3 sıraya girdi. (1991)
Türkiye'de gerçekleştirdiği Green Wave albümü World Music DJ'lerinin her sene gerçekleştirdikleri ilk on içerisinde yer aldı.(1992)
Temiz 1993 yılından sonra çalışmalarını Finlandiya’da sürdürdü ve orada kendisini ve çalışmalarını çok farklı boyutta etkileyen eşi Anna Temiz’le beraber oğlu Tomi’nin hayatına girişi gerçekleşti.
Aynı yıllarda Finlandiya’da Magnetic Band isimli albümü kaydetti. Jazz'ın doğaçlama ruhunu Afrika, Güney Amerika ritmi ile renklendirip geleneksel Türk ezgileri ile birlikte yorumlay

Yorum Yaz